20091015

Güz

Eskiden çok iyi biriydi.Kalbini kırdılar.Kırık bir kalple iyi olmaya çalıştı.Kırıkları ufaladılar.Şimdi kalp kırmakla meşgul,kırık bir kalp bulursa ufalamakla.Belki tanrı da bu şekilde -yani insan gibi - acımayı unutmuştur.Onu da anlamaya çalış.Belki o da bir parçası, kendini geçsin istemiştir. Hani yazarken harfleri düşünmezsin,el'in seni geçmiştir.Tanrının bağışlaması da böyledir belki, affetmek için affedildiğini görmek istemiştir.Sonuçları gayri meşru,sebepleri yasal,hakedilmemiş acıların kefareti ancak hakedilmemiş bir bağışlamayla mümkündür belki.

Seni sevdiğim gün,kara bir yılanın ağzından içeri girdim ben.Yıllar oldu ve bu yolculuk bi türlü bitmedi. Bekledim,bıraktım,durdum,yürüdüm,koştum ve hepsinde de korktum.Artık kurtulmam gerek.Şans, mucize, hikmet,kudret istemiyorum o yüzden.Rahmi alınan bir kadın gibi tanrı ve onun bişeyler doğurmasını bekleyemem.Kendim yapmalıyım.
Yol boyunca öğrendim,çok insan okudum.Okuduğum her yüzde iyiniyetlerimi biraz daha unuttum.Ne yaptıysam temizleyemedim kalbimi,gözlerinin mavisinden...Ben de çıkardım yerinden, fakir fukaraya dağıttım.Böyle böyle geçti yolculuğum.Engin sandığım obaları, çölleştirerek.Daha neler var, söylemenin gereği kalmayan...

Ama artık sadece "ne olacaksa olsun" var içimde.Yıllar geçti.Sen nerelerdesin,hayat teferruat,baksana ben bile kalmadım geriye.

1 yorum:

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

gereği kalmayan ama ne olursa olsun benim için önemli olan cümlelerimden nefret etmişimdir hep... kusmamışımdır, söylememişimdir...
belki de söyleyememişimdir...