20090530
Çobanyıldızı ve Melek
gelemedim henüz
ama
birşey olmalı aramızda...
söylememe gerek yok
senle aynı denize bakmak bile bana
mutluluk,
ama
birşey olmalı aramızda.
fransızca bir şarkıyı dinlerken
kavuşmalı gözlerimiz.
bi çekmeceye kilitlemeliyiz
tebessüm sanılan hüzünlerimizi.
varsın olsun adı ansızın
ya da derler ya hani kısacık.
ama
birşey olmalı aramızda.
kimsenin uğramadığı bir kasabaya gelen
karnaval gibi,
kelebek ömrü belki
ya da
dünyanın son günü
gibi...
hiçbir kutsal kitapta geçmez belki
cennetin bu ilk günü
sadece hafızamıza yazılır
çobanyıldızıyla meleğin
gizli öyküsü...
20090529
Hakettim
Eğer insan tanrıdan kopan bir parçaysa,tanrı bile nefret ediyor olmalı kendinden.Bunca azap belki sırf bu yüzden ama artık katlanamıyorum.Ağır ağır iniyorum bu merdivenlerden.Kimse farkında değil. Düşüyorum görmüyor-sun-lar....kendimden geçtim umursama-dın-ız-lar....sonu gelecek biliyorsun, 9 liralık bir hapla gelecek dokuzuncu canımın katline dair ferman,ufacık bir cesaretle gelecek.Öyle sadist ki içimdeki serseri,kendi kanımda boğmak istiyor beni.Bir sokak köşesinde ölmek istiyorum gece vakti.Ağır ağır olsun,görmem gerek azrailden önce;kanımın yerde çizdiği kavisleri.Sen gelmelisin aklıma ben ölmeden evvel.Öyle bir vuslat olacak ki azraille benim aramdaki,o bile bilmiyor henüz:yaratılan hiçbir varlık benim kadar ölmek istemedi.
20090526
Melankoli ülkesine bayram gelmiş
Mayıs...Araplar Cemaziyelevvel diyor,Suryaniler ayru,latincesi maius.Roma bereket tanrıçası Maia'dan gelirmiş adı.Benim için ne mi?Sanırım onbir ayın sultanı.
Güneş hergün doğuyor, oysa bugün senin güneşe doğduğun gün.Dünya hergün dönüyor, oysa bugün dünyanın sema yaptığı gün.Bugün kimse aç değil sanki,bugün dünyada hasta yok.Melekler yağıyor gökten,sağnak olmuş sana yağıyor.Ağaçlar çiçeğe duruyor.Bulutlar adını yazıyor.Martılar gölgenle doyuyor.Farkında mısın sevdiğim.Bütün dünya sana selam veriyor.Nerden bilirdim.Benim tanrısal, senin sanrısal gördüğün bu aşk.Farkında olmadan söylediğin bir cümleyle başlayacaktı.Kim bilirdi sevdiceğim sen deniziyle, ben çölü arasındaki rakım yalnız bir cümleydi. Ben soğuk şehirlerde yaşardım,göz diye soğuk mermerlere bakardım,kışın çiçek açardım,hatıralarla solardım.Sen geldin bahar gibi,mayıs gibi,çöle varmış bulut gibi geldin.Ben şimdi senin beni asla sevmeyeceğinin hüznüyle yaşıyorum.Hiçbir zaman dilimiyle dokunamam sana,biliyorum.Sen hep ansızın gidiyorsun ve ben taş devrine dönüyorum.Yazıyı yeniden icat etmem gerekiyor,tekrar tekrar...Zaman geçiyor.Kelimeler içimde eskiyor,tedavülden kalkıyor senin gündüz yarılarında...Sen bahar kelebeği gibi şen kalabalıklara uçarken,ben-kelimelerim tenhalarda.
Bugün şarap içicem.Gözlerin yok,tanrının üzümleriyle sarhoş olucam.Fransız şarkıları dinleyemem, belki bu yüzden boşta kalıp konuşmadığım tanrıya dua ediceğim.Gövdemi şarapla bulayan tanrım, bir çift gözü benden saklayan tanrım,ne kadar yaşatacaksan beni, bil:ben ömrümü adak yaptım. Onun yüzündeki her tebessüm için,kendimi gazabının önüne attım.
Sende bil sevgilim-hayır sevdiğim-hayır sevmek istediğim-hayır sevebilmek istediğim-hayır sevmesini istediğim:Kelimelerimi aldım,yaldızlara boyadım.Senin duyacak zamanın yoktu,marmaranın ortasına bıraktım.Hep gülümse sevdiğim,sen oralarda gülümsemeye çalışırsın,ben buralarda sarhoş olmaya... Belki bir yerlerde edith piaf çalıyordur,gülümsüyordur bir kadın,kadının gözlerine bakabiliyordur adam ve dans ediyorlardır.Zamanın mutluluklarını çalacağından korkmadan.Bizim yerimize... Aynı tarafa bakan, zıt yönlere yürüyen,ne hissedeceğini bilmeyen,duyguları önemsemeyecek kadar duygusal,çift olamayan,tuhaf ötesi bir öyküdeki bizler yerine.
20090525
26
.............................................................................................................
.............................................................................................................
.............................................................................................................
.............................................................................................................
Sorgusuz sualsiz,yüreğime girdin.Topladın tüm noktaları,
bıraktığın virgüllerle boğuşuyorum.
Mıh
Ve ben kaçıyorum
kafiyelerden
sıralı cümlelerden
ısrarla muhafelet ediyorum
kaderimde beni sevmeyeceğine dair
basılı bulunan mühüre.
belki kızılayda bir duvara yazarım
seni seviyorum diye.
okuyunca anlamalısın
yazanın ben olduğunu.
hiç de mütevazı değilim sevdiğim
çünkü
benim seni sevmem dışında hiçbir şey
sevmek değildir.
Ufacık bir kayık yaptım umutlarımdan,salıverdim kan dolu yüreğimin okyanusuna
sen deniz fenerim oldukça batmam mümkün değildir.Bu yüzden yalvarıyorum sana,sakın gözlerini kapama.
20090520
Benim ölmem gerek.
Zekat verecek imanım yoktu.Umutlarımı aldı tanrı...
Bugün mayısın bilmem kaçı,saat 23.09,hava yağmurlu,odamdayım ve sana aşığım.İçtiğim sigaranın tadı yok gibi.Zaman geçmiyor,akrep-yelkovan grevde sanki.Dakikalar gözlerine demir atmış, saniyeler sensizlikte çakılı.Neyi beklediğimi bilmeden bekliyorum.Sevdiğim yazıyorum kağıda,bazı harfleri silip sevgilim yapıyorum.52'den fal bakıyorum,yazı-tura atıyorum.Birazcık umudum var cebimde.Kimden borç aldın dersen hiç bilmiyorum.Aslında ben, çok korkuyorum.
Şehrin meydanında kalakalmış bir saat kulesiydim ben,kimsenin bakmaya ihtiyaç duymadığı. Yıksalar beni,taşlarımdan süs havuzu yapsalar derken.Ciğerimin ak'ında nikotin,kara'sında anason koleksiyonu yaparken..Sen yar oldun,yüreğimin ortasına kondun.Şimdi tüm kelimelerim intihara koşuyor.Yardan yare atlıyor,şen kahkalar atıyor ve ben mani olamıyorum.Uğraşmıyorum bile emin ol, ve kızma bana.Sözlerin yağmur olmuş, gözlerin toprak kokuyor.Seni sevmeme ihtimali kainattan kayboluyor.
Nasıl sevmem seni sevdiceğim.Bakışların yedi iklim saklıyor,dudağın cennete anahtar.Terin ab-ı hayat,miski amberdir koku diye teninden yayılan.Sen değil misin ellerinin olduğu yerde bir buket zambak bulunan.İnan sevdiceğim;koynunu seçerdim yuva diye,sahipsiz bir yusufcuk kuşu olsam.
Sen ne zaman sokağa çıksan,güneş utancından bulutların ardına saklanıyor.Yürüyorsun,geçtiğin yollara altından bir taç takarak yürüyorsun.Herkes seni görebildiği için mutlu.Bilmiyor onlar: baksalar gölgene, bakabilseler çoktan görecekler bir çift kanat taşıyorsun.Günlerce anlatabilirim seni,bir gül dibine çöküp ona sultanını anlatır gibi.Ama sana anlatamam.Ne zaman seni görsem bir şehadet kopuyor içimde, dilim lal,yüreğim har kalıyorum öylece.Aşkının ateşiyle ruhumu yakıyorum.Ruhum bu cehennemde mutlu.
Ah bir de yarının korkusu olmasa içimde.Korktuğumu bilmezsin sen sevdiceğim.Ama ben hayatı biliyorum.Kaderimde yalnızca bir gün mutlu olacağım yazıyor.Öleceğim gün'le harcıyorum bu hakkımı ne yazık.Biliyorum seni sevmek allahın üvey kulunun haddi değildi.Senin bana sarılma ihtimalinin olmadığı hayatta işim olmamalı belki.Ama umut dünyası işte.Belki bir gün ikimizde aynı denize bakarız, birbirimizden habersiz aynı yollardan işe gideriz diye.Yaşıyorum işte.Ne kadar daha yaşama gücü bulabilirim ki.Ben bu hikayenin sonunu biliyorum ama O kadar güzelsin ki seni sevdiğim için kendime suç bulamıyorum.Boşver.Kış bitti,yaz geldi.Çiçek açmaya fırsat bulamadı badem ağacı.
20090519
Cila
20090516
Aşk ve Zehir
Sonu -sun'la bitecek cümleleri kuracak halim yok.Artık yazmak canımı yakıyor.Senin mutsuzluğu kabullenişini kabullenememek suç sayılır,eminim...Doğru ya beni ilgilendirmez cümlesiyle kendi cesedime sun-i tenefüs yapıyorum.
Vazgeçiyorum.29 harfle aşkımı anlatamam,aşkımın mutsuzluğundan ne kadar korktuğumu anlatamam.Ve fakat;
İlle kendini asacaksan nolur, gözlerimi ellerinle kapat.
20090515
Sırra Kadem.
Ben yalanlarını hiç görmemiş olayım.
9.15 treninin altına atlasın bir serseri.
Sıkılıp sur'u üflesin israfil.
Sen gözlerini kapat
Ben kendimi bırakayım
ve kimse benzetmesin seni
Şehadet rengi bir güle.
Böyle bitsin hikayemiz
Bir çakal yağmuru yağsın
Silinsin ayak izlerimiz sokaklardan.
Hafızamdan başka şahit kalmasın.
20090513
Gerçekten Son
+
Yüreğimin içine kilitlediğim şeyin dilimin ucuna kadar gelmesi içimi burkuyor ama hoşuma da gidiyor.
+
Umutları balmumu,balmumunu kanat yapıp,ikarusa selam çakıp sana doğru uçuyorum.Ben yanmayı çok seviyorum.
+
Grinin içinden geçen kırmızı gibisin.
+
Şifa eğer bir renk olsaydı gözlerinin rengi olurdu.
......
Birleştir bu cümleleri,kurallı sevdalı cümleler yap.Küçük aşk uyumuna da büyük acı uyumuna da uymayı unutma.Deli gibi aşıkken yap,olmaz derken yap,olsun derken yap.Sıkıysa yap!
Hangi kelimeyi layık bulucam ki sana,birleştirip cümle yapıcam.Cümleleri paragraf yapıcam. Olmuyor işte.Yanına neyi koysam değeri kalmıyor o şeyin.Sevdiğim bu kadar da tatlı deşilmez ki bir yürek,belki sırf bu yüzden en zalimi sensin.
Seni seviyorum söyleyemem,
vazgeçemem,
ve maalesef anlatamıyorum.
Kelimelerden nefret ediyorum.Seni alıp bütün dünyayı bir kenara bırakıyorum.Geceleri söylüyorum sessizce,kendi kendime,senin uyuduğun saatlerde,Seni seviyorum.Ben sevmeleri sevmiyorum.Yine yüzülücek derim.Biraz daha sabret nolur.Henüz senin gideceğin güne yetecek gözyaşım yok.
20090512
Nihavend-nihavend-segah
Olsun alışkınım ben anason kokulu şarkılar söylemeye.
20090510
İlk ve son
Mayısikibindokuz
Konuşturma beni,ben bir tek yazmayı bilirim.Cerrah gibiyimdir bu konuda, kelimeler de neşter. Hangisi hangi yarayı açar,hangisi dikiş atar bilirim.Biliyorum, söze kara gözlerini dipsiz kuyuya benzeterek başlamam gerek,oysa yapamıyorum.Çünkü tek istediğim gözlerimin önündeki hayalini seyretmek.Elim bile seyretmek istiyor ki yazamıyorum.Sana,seni...Dilim bile seyretmek istiyor hayalini,bu yüzden boşa bekleme söyleyemem sevdiğimi.Sana,seni...
Bakışların düşüyor içime aşık ıslatan yağmuru gibi,her damlayla biraz daha büyüyen hüzünlerime aldırmıyorum.Yüzümü sevmeye başladım,bigün gelicek çizgilerim senin bakışlarını saklayacak diye.Keşke söyleyebilseydim sevdiğim oysa anlatamam.Bende kal,öyle bir kal ki benim bile haberim olmasın senden.Dudaklarımı mühürlüyorum,kelimelerimi kilitliyorum, bilincimden sen ve sevmek hallerini sessizce çıkarıyorum.Susuyorum.Biliyorum yine geç kalmışım ama bişeyi çok merak ediyorum,belki sen bilirsin.
Ellerim yüzünde dolaşmak için yaratılmadıysa eğer; ne işe yararlar?
20090507
Enigma
20090505
Doğum Sancısı
Bir faça çizmeliyim etime ve bir çizik de ruhumun tam üstüne.Yarında yaşamalı insan ve sadece bir dert saklamalı içinde.Sessiz ayaklarıyla gelmeli öç,kırmızı ellerle ve unutmamalı yazgının asla bir son yazmadığını*... Saklanmalı derinlere,tüm edepsizliklerden kaçarak,tanrıdan aldığını tanrıya;hayvandan aldığını hayvana iade ederek.Bir "ben" yaratmalıyım kendime, senin giremeyeceğin içine.Tanrı gibi istememeliyim seni ya da hayvan gibi.Yarattığım "ben" gibi istemeliyim seni. Haberim var dediğin anlarda bile aslında, çok başka sevmeliyim seni. Kendi marşımı yaptım acılarımdan ve ıslığımla besteledim, gözyaşı mürekkebiyle yazılmış sözleri.Genizimde habersizce baltalanmış,sorulmadan götürülmüş kayın ağacının isi.Dudaklarının tadı yerine buna alışmak acıların elifi.Şeytan da öğrenirdi elifi,sevginin karşılığının tanrı dışında bir şeye secde durmak olduğunu görmeseydi.Tanrı bile aşıklarını aldatırken,ben aldanmışlıklarla kirletemem seni... Şimdi acılarımı ilmek gibi örüyorum.Ben kendime sözlerinden bir zırh örüyorum. Kelimeler kazıyorum,pişmanlık hapishanesinden kaçmak için.İçimde ve senin asla görmediğin dehlizlerimde oraya nerden geldiği belli olmayan ufacık bir larva, umarsızca kımıldamakta ve habersizsin operadaki hayalet ete kemiğe karışmakta.Değiştim... bir cümleyle aşık olabilen bir ruh için hızlı sayılmazdı tek bir hayat karesiyle birdenbire değişme.Hayallerini üstüne ört,boşvermişlikle gizlediğin beklentileri ninni yap kendine.
Doldum görmedin ve boşalıyorum bütün dünyayı hamile bırakarak...Görmüyorsun.
*Koyu cümleler,oscar wilde'ın emanetidir.
Aldanmışlık
20090504
Kısa keselim
20090501
Hisseli Acılar Kumpanyası
Gecenin bu saatinde "acaba"nın bir önemi kalmıyor ya da "ama"nın...Keşke yaralarımı gösterebilseydim sana.Öpme geçmesin,gör sadece.Oysa asla sana yaralarımı gösteremem. Seninkileri de göremem.Göremesem de hepsini fondotenle kapattığını bilirim.Boşver diyeceksin, bişekilde yaşıyoruz.Ağlıyoruz mesela tuzu suya karıştırmadan ya da ağlatıyoruz hiç aldırmadan. Bişekilde geçiyor ömür.Etin peşinde,saadetin peşinde,çok konuşarak ama sessizlik içinde. Nefes alabildiğim anları düşünüyorum.Hep mezarlıklar geliyor aklıma.Sanırım insan olarak tek şansımız ölebilmemiz.Keşke ruhuna sahip olabilseydim.Bir hafız gibi tüm acılarını ezbere bilseydim.Bütün panzehirler bende olsaydı.Biliyorum tanrı vergisi bir cüzzamla, herşeyi ıskalamış birinin yapacağı birşey değil bu.Ama bilmeni istiyorum.Beni cehenneme götürecek bu hafızlığa gönüllü olurdum. Oysa en cesurlar kadar korkaksın sen.Gerçeği söylemekten çekinmiyorum.Seninle başladık benimle devam edelim:Bense artık gecenin sessizliğinden korkuyorum.Ne zaman gece,sessizliğiyle gelse tanıdık birileri arıyorum ve aslında kimseyi tanıyamadığımı çoktan unutmuş oluyorum.Bir şarkı dönüyor kulaklarımda.Unut gitsin...unutmaya çalıştıkça hatırlıyorum.
Değersizim ve tüm bildiğim bu.Ben,bedenim,beynim,içim...hepsi değersiz.Herşeyi satın almak zorundayım.Bir tebessüm,ufacık bir sevgi gösterisi,kahkaha ya da korkusuz huzur dolu bir bakış... Kazanmak istediğim neyse bedelini ödemeliyim.Çocuklar gibi büyükler de eğer şeker almazsan gülümsemezler.Kimisine çürük bir dirsek hediye edince beni seviyor,kimisi eve erken gelince, bazılarını susarak mutlu ediyorum,bazılarını soru sormayarak ya da bol bol konuşarak... Halbuki ben kötü bir tüccarım,kimseye duygularımı satamadım.Müşteri bile çıkmadı zaten,çıksaydı da satmazdım.Sana ne diye hitap edeceğimi bilmiyorum.Ben senin hiçkimsen değilim de, sen benim neyimsin?Biliyorum, vereceğim hiçbir cevap da tatmin etmeyecek beni,belki bu yüzden bilmiyorum.Keşke sana sancılı uykulardan ne kadar sıkıldığımı anlatabilseydim.Kurumuş bir gölde boğulmak üzere olduğumu.Niye bu kadar çok sigara içtiğimi biliyor musun?İçiyorum çünkü içimdeki mutsuzluk oksijenle tepkimeye giriyor ve ben uzun uzun seneler yaşamaktan korkuyorum.İçimi karbonmonoksitle doldurmam bu yüzden.Bunlar basit şeyler de anlatamam sana diğerlerini.Seninle kan ter içinde sınırlı anlar yerine çakırkeyf halde dizlerimin üstünde yatmanı yeğlerim diyemem.Yalnız bir gece.Gök lacivert,biz şaraptan kırmızı.Promil sayısıyla doğru orantılı gülücükler.Dizlerimde sen,saçlarımda rüzgar,saçlarında ellerim,kupkuru bir kayaya sırtımı vermişim.Acılarıma gülüyorum...Ne hayal ama...Böyle bir şey diyemem.Yüreğimin dilini keseli çok oldu. Ben dilsizim,sen sağır,tanrı hissiz...Ve üç bilinenli bu denklem haliyle hem sağır,hem dilsiz,hem hissiz.
Acılarım var onlara bile gülemiyorum.Uykularım kabustan ibaret. Hep konuşmak istemediklerimi söylüyorum.Zaman akıp geçiyor.Gelecekte pişmanlık olacak şeyleri istemeden yapıyorum.İradem gözlerine kelepçeli.Hızır beni tanımıyor,azrailin listesinde son sıradayım.Soranlara iyiyim diyor-dum artık kimse sormuyor,hatta sen bile.Daha fazlasına da dayanabilirim,tek şartım var tanrıdan.Cehennemde prometheusla birlikte yanmak istiyorum.